İŞVEREN, İŞÇİDEN OLAN ALACAĞI İLE ÜCRET BORCUNU TAKAS EDEBİLİR Mİ?

Print Friendly, PDF & Email

İşçilerin ücretlerinin korunması ile ilgili düzenleme, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 35 inci maddesinde yapılmıştır. Buna göre, “İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır”. İşçi ücretinin haczedilmesinde ücretin alacaklısının sıfatı ve borcun niteliğinin bir önemi yoktur. Nitekim özel hukuk alanındaki bir borç gibi kamu hukukundan doğan bir borç örneğin vergi borcu için uygulanacak haciz işlemi de bu sınırlamaya tabidir (Süzek, İş Hukuku, s.404).

Aslında işçi ücretinin korunmasında sadece işçinin kendisi değil bakmakla yükümlü olduğu aile üyeleri de korunmuştur. Çünkü İş Kanunu m.35’de, işçinin bakmakla yükümlü olduğu aile üyeleri için hâkim tarafından takdir edilecek miktar haczedilemeyecek miktara ayrıca eklenecektir. Elbette ki, nafaka alacaklarıyla ilgili olarak bu kurala bir istisna getirilmiştir. İşçinin ücretinden nafaka borçlarının ödenmesinde herhangi bir haciz sınırlandırılması söz konusu olmayacaktır. Yani nafaka borcu olan işçinin aylık ücretinin dörtte birlik kısmından daha fazlası hakim tarafından kararlaştırılabilecektir.

Hemen ifade etmemiz gerekirse işçinin aylık ücretinin yanında ikramiye, prim, toplu iş sözleşmesi fiyat farkı gibi ücret niteliği taşıyan ücretlerin de ancak dörtte biri haczedilebilirken, ihbar ve kıdem tazminatı ücret niteliğinde olmadığı için tamamının haczedilmesinde herhangi bir sınırlama söz konuş değildir (Y.9.HD.01.10.2002,17994/19301).

4857 sayılı İş Kanunu’nda, haciz, devir ve temlik konusu düzenlenmiş olmasına rağmen işçi ücretlerinin rehnedilmesi ve takası konusu düzenlenmemiştir. Rehin ve takas konusu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiştir (TBK m.407-410).

Nitekim işçi ücretinin rehnedilmesiyle ilgili olarak, “İşçilerin ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez, başkasına devredilemez ve rehnedilemez. Ancak, işçinin bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri için hâkim tarafından takdir edilecek miktar, bu orana dâhil değildir. Nafaka alacaklılarının hakları saklıdır. Gelecekteki ücret alacaklarının devredilmesi veya rehnedilmesi geçersiz (TBK m.410).

Dikkat edilecek olursa Kanun koyucu devir yasağı ile birlikte rehin yasağını da birlikte düzenleyerek işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birlik kısmından fazlasının devredilemeyeceğini ve rehnedilemeyeceğini düzenlemiştir. Bununla birlikte işçinin gelecekteki alacaklarının da devrinin ve rehninin geçersiz olduğunu hüküm altına almıştır.

Nihayetinde işçinin ücret alacağının takas edilmesi ile ilgili düzenleme ise TBK m.407’de yapılmıştır. Buna göre, “İşveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. Ancak, işçinin kasten sebebiyet verdiği yargı kararıyla sabit bir zarardan doğan alacaklar, ücretin haczedilebilir kısmı kadar takas edilebilir”. Uygulamada işçinin ihbar tazminatı borcunun ücret alacağı ile takas edilmesi, işverenin malına verdiği zararın mahkeme kararı olmamasına rağmen ve işçinin rızası dışında ücret alacağı ile takas edilmesi yaygın olarak görülmektedir. Yapılan bu uygulamaların yasaya aykırılık oluşturduğunun bilinmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak, işveren, işçiden olan alacağı ile ücret borcunu işçinin rızası olmadıkça takas edemez. İşçinin rıza göstermesi halinde, ücret borcu ile alacağının tamamı takas edilebilir. Ancak, işçinin kasten sebebiyet verdiği yargı kararı ile sabit bir zarardan doğan alacağının haczedilebilir kadar kısmı (dörtte biri) takas edebilir. Bu durumda işçinin rızası aranmaz (TBK.m.407).

 

 

 

Bir Cevap Yazın