BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNDE GÜNCEL GELİŞMELER

Print Friendly, PDF & Email

Lütfi İNCİROĞLU

(E. ÇSGB Çalışma Genel Müdür Yardımcısı)

GİRİŞ

Bireysel Emeklilik Sistemi tamamlayıcı emeklilik programları arasında yer alan bir sistemdir. Bu sistemin amacı, devletin zorunlu sosyal güvenlik sağlayan sistemlerini güçlendirmek, kişilerin kendi sosyal güvenlikleri için tasarruf yapmalarını özendirmek ve teşvik etmek; sonuçta da özellikle yaşlılık döneminde emeklilerin daha tatmin edici bir sosyal güvenliğe sahip olmalarını sağlamaktır[1].

Tamamlayıcı sosyal güvenlik içinde bireysel emeklilik sistemleri isteğe bağlı olarak uygulamaya konulabileceği gibi zorunluluk esasına dayalı olarak da uygulanabilir. Ülkemizde bireysel emeklilik sistemine 28.3.2001 tarihli ve 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemleri Kanunu ile geçilmiştir[2].

Bu Kanunun amacı, kamu sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı olarak, bireylerin emekliliğe yönelik tasarruflarının yatırıma yönlendirilmesi ile emeklilik döneminde ek bir gelir sağlanarak refah düzeylerinin yükseltilmesi, ekonomiye uzun vadeli kaynak yaratarak istihdamın artırılması ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunulmasını teminen, gönüllü katılıma dayalı ve belirlenmiş katkı esasına göre oluşturulan bireysel emeklilik sisteminin düzenlenmesi ve denetlenmesidir (4632/m.1/1).

Başka bir anlatımla Bireysel Emeklilik Sistemi, bireylerin emeklilik dönemlerinde daha rahat yaşayabilmeleri, gelir elde ettikleri dönemdeki hayat standartlarını emeklilik dönemlerinde de koruyabilmeleri ve ihtiyaç duyacakları ek harcamalarını rahatça karşılayabilmeleri için mevcut kamu sosyal güvenlik sistemlerine tamamlayıcı olarak oluşturulan bir emeklilik sistemidir.

Bireysel emeklilik sisteminin zorunlu sosyal sigorta ile sağlanan sosyal güvenliğin yetersizliklerinin giderilmesi, kişiye daha iyi bir emeklilik geliri sağlanması gibi sosyal güvenlik bakımından katkıları vardır. Bununla birlikte, ülkede toplam tasarruf seviyesinin yükseltilmesi ve bunun ekonomiye sağlayacağı diğer katkıları bakımından da büyük öneme sahiptir[3].

Bireysel emeklilik sisteminin temel özelliği isteğe bağlı bir sistem olmasıdır. Kanun koyucu sistemin öncelikle isteğe bağlı olması esasına yer vermiştir. Buna göre bireysel emeklilik sistemi “gönüllü katılıma dayalı ve belirlenmiş katkı esasına göre oluşturulan” bir sistemdir (4632/m.1/1). İkinci özelliği ise, belirlenmiş katkı esasına dayalı olarak işlemesidir. Kişiler sisteme girdiklerinde sisteme belirli bir tasarruf yaparak katkıda bulunmak durumundadırlar. Bu katkı bir tür aylık prim ödemesi şeklinde gerçekleşir. Bunun yanısıra ülkemizde tasarrufu teşvik kapsamında devlet bireysel emeklilik sistemine girişi özendirici bir takım teşvik ve destekler sağlamaktadır[4].

Ülkemizde bireysel emeklilik sisteminde devletin uyguladığı teşvik ve destekler artarak devam etmektedir. Nitekim 25.8.2016 tarihinde 29812 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6740 sayılı Kanun ile 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemleri Kanununa “Çalışanların otomatik olarak bir emeklilik planına dâhil edilmesi” başlıklı Ek 2 nci maddesi eklenerek, kamu ve özel sektör çalışanları 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren otomatik olarak bir emeklilik planına dahil edilecektir.

Otomatik BES uygulaması ile yurtiçi tasarruf oranının artırılması ve çalışanların çalışma döneminde sahip oldukları refah seviyesinin emeklilik döneminde de korunması için emekliliğe yönelik olarak tasarruf etmeye özendirilmesi amaçlanmaktadır.

İşyeri bazlı özel emeklilik planlarına yönelik bir uygulama olan otomatik BES uygulaması, çalışanların otomatik olarak bir emeklilik planına dahil edilmesi ve ilgili kişilere belirli şartlar kapsamında plandan çıkma imkânı verilmesi esasına dayanıyor.

1.1.2017 tarihinde kırkbeş yaşını doldurmamış Türk vatandaşları ile mavi kart sahibi kişilerden kamu ve özel işyerlerinde çalışanlar otomatik olarak BES’e dahil edileceklerdir. Çalışma izni ile istihdam edilen yabancılar ise bu kapsamın dışında tutulmuşlardır (4632/Ek m.2).

Ancak yapılacak ikincil bir düzenleme ile özel sektör işyerleri için çalışan işçi sayısı dikkate alınarak kademeli bir geçiş öngörülmektedir. 2017 yılı Ocak ayında başlayacak BES’e otomatik katılım uygulamasına önce 1000 ve üzeri çalışanı olan özel sektör işyerleri girerken, 2017 yılı Nisan ayında 250 kişi çalıştıran işyerleri ile kamu kurumları dahil edilecek ve nihayetinde 100 ve üzeri çalışanı olan işyerleri de 2017 yılı Eylül ayında devreye alınacaktır. 2018 yılı Ocak ayında 50-100 çalışanı olan işyerleri ile tüm yerel yönetimler, 1 Temmuz 2018 tarihinde 10-50 çalışanı olan işyerleri son olarak 1 Ocak 2019 tarihinde de 5-9 çalışanı olan işyerleri sisteme dahil edilecektir. Ancak 5 işçinin altında çalışanı olan işyerlerinde otomatik BES uygulanmayacaktır.

 

Çalışanlardan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 80 inci maddesi çerçevesinde belirlenen prime esas kazancının yüzde üçüne karşılık gelen bir tutar katkı payı olarak alınacaktır. Bu oranı iki katına kadar artırmaya, yüzde bire kadar azaltmaya veya katkı payına maktu limit getirmeye Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Bu tutar, en geç çalışanın ücretinin ödeme gününü takip eden iş günü, bu Kanun hükümleri uyarınca işveren tarafından sigorta şirketine aktarılacaktır.

İşveren bu madde uyarınca katkı payını zamanında seçilen sigorta şirketine aktarmaz veya geç aktarırsa çalışanın birikiminde oluşan parasal kaybından sorumlu olacaktır.

Çalışan, otomatik katılıma ilişkin emeklilik sözleşmesinde belirlenen tutardan daha yüksek bir tutarda kesinti yapılmasını işverenden talep edebilecektir. Çalışan, emeklilik planına dâhil olduğunun kendisine bildirildiği tarihi müteakip iki ay içinde sözleşmeden cayma hakkına sahip olacaktır. Cayma hâlinde, ödenen katkı payları, varsa hesabında bulunan yatırım gelirleri ile birlikte on iş günü içinde çalışana iade edilebilecektir. Sigorta şirketi, cayma süresince ödenen katkı paylarının değer kaybetmemesini sağlayacak şekilde fon yönetiminden sorumlu olacaktır. Cayma hakkını kullanmayan çalışan Hazine Müsteşarlığınca belirlenen hâllerde katkı payı ödemesine ara verilmesini talep edebilecektir.

Otomatik BES kapsamında olan ve bir emeklilik sözleşmesi bulunan çalışanın işyerinin değişmesi hâlinde, yeni işyerinde bu madde kapsamında bir emeklilik planı var ise çalışanın birikimi ve sistemde kazandığı emekliliğe esas süresi yeni işyerindeki emeklilik sözleşmesine aktarılabilecektir. Yeni işyerinde emeklilik planının bulunmaması hâlinde ise çalışan, talep ederse önceki işyerinde düzenlenmiş sözleşme kapsamında katkı payı ödemeye devam edebilecektir. Şayet talep etmezse otomatik BES kapsamındaki emeklilik sözleşmesi sonlandırılacaktır. Çalışan bu yöndeki talebini, işyeri değişikliğini izleyen ayın sonuna kadar şirkete bildirmek zorundadır.

Bireysel emeklilik sisteminden farklı olarak çalışanlar cayma hakkını kullanmaması halinde her sisteme girişte bir defaya mahsus olmak ve 4632 sayılı Kanunun ek 1’inci maddesi hükmündeki hak kazanma ve ödeme koşullarına tabi olmak kaydıyla 1.000 TL tutarında ve emeklilik halinde en az 10 yıllık, yıllık gelir sigortası sözleşmesi yapılması halinde birikimin yüzde 5’i karşılığında ek Devlet katkısı alabilecektir.

Bilindiği üzere, 1 Ocak 2013 tarihinden itibaren işverenler tarafından ödenenler hariç olmak üzere katılımcılar tarafından bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı paylarının yüzde 25’ine karşılık gelen tutarlar Devlet katkısı olarak hesaplanmaktadır. Söz konusu bu tutarlar katılımcıların bireysel emeklilik hesabına bağlı olarak açılan Devlet katkısı hesaplarına ödenmektedir. Ancak devletin yatırdığı katkı payına hak kazanabilmek için sistemde uzun süre kalınması teşvik edilmektedir. Nitekim,

  • İlk üç yıl içinde sistemden çıkıldığı takdirde hak kazanılamamaktadır.
  • Üçüncü yılın sonunda %15’i,
  • Altıncı yılın sonunda %35’i,
  • Onuncu yılın sonunda %60’ı,
  • Emekliliğe hak kazanıldığı takdirde tamamı.

Alınabilmektedir.

Ayrıca Devlet katkısında yılık brüt asgari ücret toplamının yüzde 25’ini geçmeme sınırı da bulunmaktadır. Yani yıllık asgari ücret tutarının yüzde 25’inden fazla ödenmiş BES primine Devlet katkısı olmayacağından avantaj bu rakamdan sonraki BES ödemeleri için azalmaktadır. Örneğin 2016 yılı için toplam 19.764 TL’lik BES ödemesine karşılık 4.941 TL Devlet katkısı kazanılabilmektedir.

 

Otomatik BES uygulamasında çalışan katkı payının takip ve tahsil sorumluluğu şirkete aittir. Hazine Müsteşarlığı takip ve tahsil sorumluluğunun bu amaçla yetkilendirilecek bir kuruluşça yerine getirilmesine karar verebilecektir. Bankalar, Sosyal Güvenlik Kurumu ve ilgili diğer kamu kurumları, çalışan katkı payının takip ve tahsili ile Devlet katkısının hesaplanması için ihtiyaç duyulan verileri, Müsteşarlıkça belirlenen usul ve esaslara göre emeklilik gözetim merkezi ile bu maddeye göre takip ve tahsil sorumluluğu ile yetkilendirilecek kuruluşa aktarmakla yükümlüdür. Emeklilik gözetim merkezi ile bu maddeye göre yetkilendirilecek kuruluş, söz konusu verileri şirketler ile paylaşabilir. Bu verilerden kişisel nitelikte olanlar, veri sahibinin açık rızasının alınmasına gerek olmaksızın ilgili kuruluşlar arasında paylaşılabilir ve veri paylaşımı, kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmez.

Otomatik BES uygulaması kapsamında sunulan emeklilik planlarında şirketlerce fon işletim gideri kesintisi dışında başka bir kesinti yapılamayacaktır. Çalışan katkı payı, işverenin taraf olduğu 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamındaki haciz ve iflas yoluyla takip bakımından işçi alacağı niteliğinde imtiyazlı bir alacak olarak hüküm altına alınmıştır. Ayrıca işverenler otomatik BES uygulaması kapsamındaki yükümlülükleri bakımından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince denetleneceklerdir.

İşverenin yukarıda bahse konu olan yükümlülüklerine ve bu kapsamda yürürlüğe konulan düzenlemelere uymaması hâlinde, her bir ihlal için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yüz Türk lirası idari para cezası uygulanacaktır.

Son olarak çalışanın işvereni aracılığıyla bir emeklilik planına dâhil olması, işveren tarafından şirket ve plan belirlenmesinde göz önünde bulundurulacak kriterler, katkı paylarının yatırıma yönlendirileceği fonlar, işverenin şirket ile yapacağı sözleşme, cayma hakkı, çalışanın işyerinin değişmesi hâlinde işverenin çalışanı bir emeklilik planına dâhil etmesi, işyeri değişikliğinde birikimin aktarılması, çalışma ilişkisi sona eren çalışanın talebi üzerine ilgili emeklilik planına ödeme yapması, ara verme, sistemden ayrılma, Devlet katkısının ödenmesi ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin diğer usul ve esaslar Hazine Müsteşarlığınca belirlenecektir.

SONUÇ

Ülkemizde gönüllülük esasına dayalı bireysel emeklilik sistemi, zorunlu sosyal güvenlik sistemimizi tamamlayan bir sistem olarak kurulmuştur. Sistemin uygulamaya girdiği tarihten itibaren aradan geçen 15 yıl içinde önemli mesafeler kat edilmiştir. Sistem etkin ve verimli bir şekilde işletilerek, kişilerin emeklilik amaçlı birikimleri iyi değerlendirilirse, bireysel emeklilik sistemi hem emeklilerin daha refah bir yaşlılık dönemi geçirmelerine imkân sağlayacak hem de Türkiye de sermaye birikimine ve tasarruf seviyesinin yükselmesine katkı sağlayacaktır. Çünkü ülkemiz brüt ulusal tasarruf bakımından gelişmiş ülkeler ortalamasına göre bir hayli geri durumdadır.

Nitekim 2015 yılı verilerine göre, ülkemizde tasarrufların GSMH ’ya oranı yüzde 15,63 iken, gelişmiş ülkelerde yüzde 21,89; AB ülkelerinde yüzde 21,68 ve Dünya ortalaması ise yüzde 25,63 seviyesindedir. Ancak devlet tasarrufu ne kadar cazip hale getirişe getirsin sonuçta aldığı ücretle kıt kanaat geçinen çalışan kesimin burada göstereceği irade önem arz etmektedir. Zira çalışan işçilerin yaklaşık yüzde 45’nin sigorta primleri asgari ücretten yatmaktadır. Bu kesimin ne kadarının tasarrufa yöneleceğini zaman gösterecektir.

[1] Geniş bilgi için bkz.: ARICI, Kadir, Türk Sosyal Güvenlik Hukuku, Gazi Kitabevi, 2015 Ankara, s.571.

[2] RG.7.4.2001 tarih ve 24366 sayı)

[3] Geniş bilgi için bkz.: UĞUR, Suat, Sosyal Güvenlik Sistemlerinde Özel Emeklilik Programlarının Yeri ve Gelişimi, Ankara 2004.; ARICI, s.573; KORKMAZ, Esfender, Sosyal Güvenlikte Yeni Yaklaşım: Bireysel Emeklilik, İstanbul Ticaret Odası Yayını, İstanbul 2007.

[4] ARICI, s.580, 581.

Yazar | 2016-12-16T17:53:03+00:00 16 Aralık 2016|Kategoriler: Makaleler|0 Yorum

Bir Cevap Yazın