Neden belirtmeksizin istifa eden işçi ne kadar süre sonra feshin haklı nedene dayandığını ileri sürebilir?

Uygulamada iş ilişkisinin sona erdirilmesinde işçinin iş sözleşmesini fesih şekli iş uyuşmazlıklarında önemli yer teşkil etmektedir. İşçinin istifa dilekçesinde herhangi bir neden belirtmemesi veya uzun yıllar sonra haklı nedenler ileri sürerek tazminat talebinde bulunması uyuşmazlığın esasını oluşturmaktadır. Nitekim Yargıtay’a göre, “Dosya içinde bulunan istifa dilekçesinde belirli bir nedene dayanılmamış olup davacı işçi makul süre içinde

Hırsızlık suçlamasıyla yargılanan işçinin delil yetersizliğinden beraat etmesi haklı nedenle yapılan feshi haksız hale getirir mi?

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, “İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması” haklı nedenle tazminatsız derhal feshi gerektirir. İşçinin işyerinde hırsızlık yapması olayında söz konusu davranışın doğruluk ve bağlılık esaslarına aykırı olduğu şüphesizdir. İşçinin bu kapsamda ceza mahkemesinde yargılanması sonucunda delil yetersizliği

İşverenin bir veya birkaç işçisine kişisel ve bireysel nitelikte ücret zammı yapması ayrımcılık ve eşitsizlik sayılır mı?

Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup, iş hukuku bakımından işverene işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı işyerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bununla birlikte eşit davranma borcu tüm

İşe iade davası sürerken işçinin başka bir işyerinde çalışması, boşta geçen süre ücretini almasına engel teşkil eder mi?

4857 sayılı İş Kanunu’nun iş güvencesini düzenleyen 18, 19, 20 ve 21 inci maddeleri sırasıyla, iş sözleşmesi feshinin geçerli bir sebebe dayandırılmasını, feshin usulünü, itirazı ve geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçlarını düzenlemiştir. 4857 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasında, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerleri ile burada belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan

İşçinin fazla çalışma yapmamasını haklı kılan bir neden yoksa, fazla çalışmaya katılmaması haklı fesih nedeni midir?

Fazla çalışma uygulaması, 4857 sayılı İş Kanunu’nda düzenlenmiştir (m.41). Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık kırk beş saati aşan çalışmalardır. İşyerinde yapılacak normal çalışma ile fazla çalışma süresinin toplamı günde 11 saat (ara dinlenmeleri hariç) sınırını aşamaz. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. Fazla çalışma, işçinin onayına bağlıdır. Fazla çalışma

Belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçi kötüniyet tazminatından yararlanabilir mi?

İş sözleşmesinin taraflı olan işçi ve işverenden haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uygun davranmaları beklenir. Ancak maalesef iş ilişkilerinin zaman içinde bozulmaya başlamasıyla birlikte uygulamada kötüniyetli düşüncelerin eyleme dönüştüğü görülmektedir. Örneğin, işçinin bir takım haklarını aramak için adli ya da idari makamlara başvurması nedeniyle, işverenin iş sözleşmesini feshetmesi kötüniyetli feshi ve sonucunda

İşçinin otomatik geçiş kartına el konulması ya da güvenlik görevlilerince işyerine alınmaması işveren feshi sayılır mı?

Fesih, iş sözleşmesini derhal ya da belirli bir sürenin geçmesi ile sona erdiren, karşı tarafa yöneltilmesi gerekli tek yanlı irade açıklaması olarak tanımlanmaktadır. Fesih hakkı her iki tarafa da tanınmıştır ve diğer tarafın kabulüne gerek olmayan bir irade beyanıdır. Fesih açıklamasında yazılı bildirim şartı, daha önce sadece 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2 (Mülga 1475 sayılı